macro etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
macro etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Kasım 2019 Salı

NASIL ÇEKİLDİ?? SABUN KÖPÜĞÜNÜN RENKLİ DÜNYASI



    Makro fotoğrafçılığın en ilgi çekici yanlarından biri de günlük işlerinizde sık sık rastladığınız sıradan objelerin detaylarındaki o nadide yapıyı gözler önüne sermesidir.

     Buna en güzel örneklerden biri de sabun köpüğünün detay görselleridir. Uzaktan durgun, renksiz ve hareketsiz gibi görünen bu baloncuklar aslında çok hızlı hareket ederler ve yakın plana alındıkları zaman ışık kırılmalarından dolayı rengarenk bir görünüm kazanırlar.

     Peki, sıradan bir sabun köpüğündeki bu detayları nasıl gün yüzüne çıkarırız?


 Sabun köpüğünün renkli dünyasını gözlemleyebilmek için ne tür bir ekipmana ihtiyacınız olacak?

     Bu tür bir fotoğraf çekebilmek istiyor, ama elinizde çok fazla ekipman mevcut değilse hiç üzülmeyin. Çünkü sınırlı sayıda ekipman kullanacağız.

  •      Lens olarak makro objektifiniz varsa şanslısınız; ancak yoksa, elinizdeki lenslerin en kısa netleme mesafesine sahip olanını kullanmaya çalışın. Bu durumda büyük köpükler üzerinde çalışın.

  •      Işık kaynağı olarak tepe flaş kullanacağız. Ama kablosuz tetikleyici ile tabii ki.

  •      En önemli malzeme olarak softbox dediğimiz kutu. Onu nereden bulayım demeyin, kendimiz yapacağız.

  •      Küçük bir kaba 3-4 yemek kaşığı Dalin şampuan (ben dalin koydum), çok az sıcak su ve 1-2 tatlı kaşığı şeker koyup karıştırıp hazır edin.

  •      Tripod size stabilite kazandıracaktır.



Kurulum Aşaması



     Kurulum aşaması genel olarak yanda görüldüğü gibidir.
Burada boş bir akvaryumun üzerinde duran kutu benim yaptığım softboxtır. 

    Bu çekimin en önemli unsuru bu softbox olmakta. Ne kadar büyük olursa o kadar iyi. Eğer böyle bir kutunuz yoksa ayakkabı kutusunun kapağını çıkarın, içini folyo ile kaplayıp açık kalan yüzeye beyaz bir bez zımbalayın. Flaşın gireceği bir delik açın, işlem tamamdır.

    Önemli noktalardan bir diğeri de köpüğün softboxa yakın olması. Yaklaşık 5-10 cm kadar yakın olmalı ve mümkünse tam tepesinde bulunsun. Çünkü ışığın vurduğu alanı fotoğraflayacağız. 

    Arkaplan olarak siyah fon kullanmayı unutmayın!



Çekim Aşaması


  •      1/100 - 1/200 arası bir perde hızı ve f/11 - f/16 arası bir diyafram kullanın. 
  •      Pipetle kaba üfleyerek köpük oluşturun.
  •      Çok fazla oyalanmadan tepe bölgeye odaklanın, vizörden renk hareketlerini net bir biçimde gördüğünüz an çekimi yapın.
  •      Baloncuğun en renkli olduğu an oluştuğu andır. Bekledikçe renksizleşir. En renksiz olduğu anda ise patlamaya hazırdır.

Fotoğraf işleme

     Fotoğraflarınızı her zaman RAW formatında çekin. Bunları Lightroom veya raw işleme programınızda işleyip jpege çevirin.

     Ipucu: siyah ton ve gölgeleri mümkün olduğu kadar azaltın.


ÖRNEK SONUÇLAR









NASIL ÇEKILDI? DAMLADAKI YANSIMA







     Su damlası içindeki yansımalar her zaman ilgimi çekmiştir. Ben de bununla ilgili hem bir deneme yapmak hem de tecrübemi paylaşmak istedim.

     Hemen belirtmeliyim ki, bu tip fotoğraflar da niteliği itibarı ile Makro fotoğrafçılık alanına girmekte. Bu nedenle lens olarak bir makro lens kullanmanız size kolaylık sağlayacaktır.

    Ama elinizde makro lensiniz yoksa üzülmeyin. Minimum netleme mesafesine sahip olan lensinizi alıp, işe koyulabilirsiniz. Mesela benim daha önce 18-55 lensle de çekilmiş benzer fotoğraflarım olmuştu. Çünkü 18-55 lenslerin de netleme mesafesi bayağı küçük sayılabilir. Bu da lensin makro kabiliyetini artırıyor.

     Hemen konuya girecek olursak, böyle bir fotoğraf çekebilmek için nelere ihtiyacımız olduğuna bakalım.


  •      Öncelikle bir tripodunuz olmalı. 
  •      Kadrajınızı sığdırabileceğiniz kadar genişlikte düz ve lekesiz bir cam
  •      Damlanın içinde görmek istediğiniz obje. (boncuk, sticker vs..)
  •      Damlalık
  •      Objenin arkasına bir fon. (açık renk tavsiye ederim)
  •      Damlalar için hazırlanmış çözelti. (tarifini yazacağım)
  •      Beyaz renk kuvvetli masa lambaları


Kurulum Aşaması


   
     Bu tip bir fotoğrafın bütün püf noktaları aslında kurulum aşamasında saklı kalıyor. Bu aşamayı ne kadar başarılı geçerseniz sonuç o kadar kaliteli çıkacaktır.

      Mantık şudur: Cam üzerindeki damlalara 90 derecelik bir açıyla dikey bakan objektifle, damlaların altında bulunan ve aydınlatılmış nesnelerin damla içindeki yansımasını yakalamak.


  • Cam yüzey üzerine damlaları yerleştirin. Bu damlaların sıklığı, kapladığı alan ve büyüklüğünü kullandığınız lense göre belirlersiniz. Benim gibi yüksek odak uzaklıklı (100mm) bir makro lens kullanırsanız damlalarınız küçük olmalı. Bu nedenle bunu tavsiye etmiyorum. Net alan derinliği problemi de cabası...
  • Bu nedenle objektifinizin cam yüzeye tam dikey durduğundan emin olun. Yatay bir açı verirseniz fotoğraf çöp olmayabilir; ama netlenmeyen alanlar ortaya çıkacaktır.
  • Aydınlatma konusunda azami özen gösterin. Yansımayı sağlayacak olan ışıktır. Bu nedenle siz ışığı bozarsanız yansıma da bozulur.
  • Işığı doğrudan damlalara vermeyin, ışık yansıması oluşur.
  • Aydınlatmayı daha çok objeler üzerine yapın.
  • Makineyi damlaların üzerine yerleştirmeden önce gözünüzle kontrol edin. Objelerin damlalara olan uzaklığını ayarlayın. Objelerin konumu kompozisyona doğrudan etki eder. 
  • Objeniz benimki gibi eğimli bir alanda durmasın. Çünkü netlik problemi yaşarsınız.


     Makro lens kullanacakların dikkatine! Mümkünse düşük odak uzaklıklı bir lens kullanın. Çünkü odak uzaklığının yüksek olması ve çalışma alanının kısıtlılığı, ister istemez net alan derinliği problemi oluşturuyor. Bu nedenle düşük odak uzaklıklı bir makro lens ile daha geniş bir alanın ve büyük damlaların çekimini net alan derinliği problemine takılmadan gerçekleştirebilirsiniz.



Çekim Aşaması

 
     Makinenizi damlalara dik bakacak şekilde yerleştirdikten sonra canlı önizlemeyi açın. Makinenin çekim modu Av (Diyafram öncelikli) modda olabilir. Diyaframı f/14-f/16 arasında tutarak, manuel netleme ile objeyi netlemeye çalışın.

     Dikkat!! Objeyi netlemekten kastım, damlanın içindeki yansıyan görüntüsüdür. Damla bir mercek gibi davrandığı için oluşan yansıma görüntünün uzaklığı farklıdır. Bu nedenle muhtelemen en yakın odaklama mesafesi civarında çalışacaksınız. Yani objenin aksi damlanın kendinden daha yakın mesafede olacaktır.

     Damla içindeki yansımayı netledikten sonra kumanda veya zamanlayıcı yardımıyla çekiminizi yapın.

     Dikkat!! Diyaframınız kısık olduğu ve sürekli ışık kullandığınız için enstantane hızınız 1/10, 1, 2 saniyelere kadar gelebilir. Bu durumda titreşim problemi yaşamamak için perde kilidini aktif hale getirmeniz gerekebilir. (canlı önizleme modunu kullanmadıysanız)

     Çekiminiz başarılı mı? Tebrikler!!!
     Değil mi? O zaman netlik halkasını biraz sağa sola çevirerek denemeler yapın.

     Hala olmadı mı? O zaman benim gibi net alan derinliği probleminin kurbanı oldunuz. Tek ilacınız Focus Stacking. :) Ne olduğunu bilmiyorsanız, tıklayın.
 
     Yukarıda bahsettiğim gibi ben 100mm makro lens kullandığım için netlik problemi yaşadım. Bunu da focus stacking tekniği kullanarak aşmaya çalıştım.

     Bunu yaparken konuyu netlemeye başladığımda ilk netlenen yerden itibaren konuya makro ray vasıtası ile yaklaşarak 10 civarında fotoğraf çektim ve bunları birleştirdim. Bu konuya yabancı iseniz fikir vermesi açısından buradan inceleyebilirsiniz.

DAMLANIN TARİFİ
    
      Su çok akışkan olduğu için bunu belli bir kıvama getirmek gerekli. Bu nedenle çeyrek çay bardağı şekerin içine bir o kadar su ekleyip kaynatın. Yaklaşık 10 dk kaynasın. Sonra soğutun, kıvamlı bir şerbet haline gelecektir. Akışkanlığını kaybederse biraz daha su eklersiniz



      Sizlere çekmeye çalıştığım kompozisyonla ilgili tecrübemi aktarmaya çalıştım. Umarım başarabilmişimdir.

Saygılar...

   

21 Kasım 2019 Perşembe

Focus Stacking (Odak istifleme tekniği) Nedir (Bölüm 1)

     

      Focus Stacking, diğer adıyla odak istifleme yöntemi genellikle makro fotoğrafçılıkta kullanılan ve çekilen objenin her noktasının aynı netlikte olmasını sağlayan bir fotoğrafçılık tekniğidir. 

      Bilindiği üzere makro fotoğrafçılıkta en büyük problemlerden biri de net alan derinliğinin çok küçük olmasıdır. Özellikle yüksek büyütme oranlarına çıkıldıkça bu net alan derinliği o kadar küçülür ki, siz diyaframı ne kadar kısarsanız kısın tek bir karede elde edeceğiniz net bölge, bir arının çenesi veya bir karıncanın anteninin bir kısmı kadar olacaktır. Işte bu nedenle objenin tamamında netlik sağlamak amacıyla netlemeyi objenin önden arkaya doğru farklı noktalarına yaparak elde edilen kareleri birleştirmek gerekir. Işlemler neticesinde elde edilecek görselin her tarafı (ya da istenilen alanın tümü) net ve keskin bir görünüme kavuşmuş olacaktır. Çeşitli ekipmanların desteği ve yazılımların yardımı ile bu net alan veya noktaların birleştirişmesi işlemine Focus Stacking ya da Türkçe karşılığı olarak "Odak istifleme" tekniği denir.


     Focus Stacking Tekniğini Uygulamak Için Hangi Ekipmana Ihtiyaç Vardır?

     Bu tekniğin temel amacının çekimi yapılan nesnenin tüm bölgelerinin net olmasını  sağlamak olduğunu söylemiştik. Temel mantığı ise, objenin (önden arkaya ya da arkadan öne doğru) küçük bölgelerini netlemek ve daha sonra net bölgeleri birleştirerek yeni bir görsel elde etmektir. Burada netleme yapmak için yapmamız gereken işlem makineyi objeye doğru yakınlaştırıp uzaklaştırmak olacaktır. Makine sabit olarak tek bir alanı netliyor olacağından objeye yaklaştıkça netlenen alan objenin arkasına doğru kayacaktır. Kadrajın ileri veya geri hareketi sırasında sağa veya sola hareket etmesi dikkat edilmesi gereken hususların başında gelir. Bu nedenle özellikle yüksek büyütme oranı söz konusu olan (3X,4X ve üzeri) makro çekimlerde 

     1) Sağlam ve stabil bir tripod
     2) Makro çekim kızağı (Macro Rail Slider)
     3) Kablolu / Kablosuz deklanşör (Ben android uygulaması kullanıyorum)

Gerekli olacaktır. 

    Ancak yapacağınız çekimler, nitelik itibarı ile elinizdeki milimetrik titreşimden dolayı kadrajı bozacak, objenin fotoğraftan dışarı taşmasına neden olacak kadar hassas değilse, yani ortalama 1:1 ya da biraz üzeri kadar bir büyütme söz konusu ise bu ekipmanlara ihtiyaç duymadan, objeye yaklaşıp uzaklaşma yoluya netlik sağlayarak da bu tekniği uygulayabilirsiniz.


     Focus Stacking Tekniğinin Adım Adım Uygulanması ve Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

     Uygulamaya geçiş için yapılması gerekenler sırasıyla

     1) Tripotunuzu kurun
     2) Makro rayı tripotunuza sabitleyin
     3) Makinenizi makro raya sabitleyin
     4) Bütün bağlantıların sağlamlığını kontrol edin
     5) Vizörden objenize bakın ve objenin lense en yakın noktası netleninceye kadar makro rayı ileri geri hareket ettirin.
     6) Makinenizin kablolu / kablosuz deklanşörle çalıştığını kontrol edin, emin olun.
     7) Çekim yapın
     8) Her çekimden sonra makro rayı çok küçük hareketle ileri doğru hareket ettirip bir çekim daha yapın.
     9) Objenin en uzak bölgesinin de netlendiğini gördüğünüz zaman çekimi bitirin.
   10) Fotoğraflarınızı Photoshop , Helicon Focus, Zerene Stacker gibi bir program yardımıyla birleştirin.(Sonraki yazımda detaylı olarak bu programlardan ve birleştirme işleminden bahsedeceğim)


                                                                                                                      Klasik bir focus stacking düzeneği


     DIKKAT!
     Flaş kullanmayacaksanız (ki bazen kullanmak istemeyeceksiniz) pozlama süresi uzayacağı için makinenizde ayna kilidini aktif tutun. Zaman ayarlı çekim yapın ve mümkünse kablosuz deklanşör kullanın. Çünkü ayna kalktığı anda çekim başlarsa aynanın titreşimi fotoğrafı etkileyecektir. Çekim yaptığınız süre boyunca odada dolaşmamaya özen gösterin. Yerdeki ahşapların esnemesi bile kadrajı rahatlıkla bozabilir.

     Bu bölümde özellikle makro çekimlerde kullanılan bir teknik olan focus stacking tekniğinin ana hatlarından bahsetmeye çalıştım. Ikıncı bölümde Yazılımlarla birleştirme konusunu ele alarak bu konuda en çok kullanılan 3 farklı programın detaylı incelemesinden bahsetmek istiyorum. 

     Saygılarımla.

16 Nisan 2013 Salı

MAKRO FOTOĞRAFÇILIK


Makro fotoğraflar bir objenin tüm detaylarını görmemizi sağlayan, yakın plandan çekilmiş fotoğraflardır. Makro fotoğrafların kullanım alanları hobiden tutun bilim dünyasına kadar uzanmaktadır. Kullanım alanı çok geniş bir tekniktir. Bir yusufçuk böceğinin petek yapılı gözlerini belirgin bir şekilde çekmek ya da bir yaprak üzerindeki çiğ damlasını kadraja almak için makro fotoğraf tekniklerinden yararlanılır.

Günümüzde pek çok COMPACT ve D-SLR tip makinelerde ayar kadranlarının üzerlerinde çiçekle sembolize edilmiş makro modlar mevcuttur. Dijital compact makine kullanıcılarının makro çekim için bu modun izin verdiği ayarların dışına çıkmaları pek mümkün değildir. D-SLR makinerlerde ise bu mod pek kullanışlı olmamakla beraber iş sizin beceri, kullandığınız teknik ve lenste biter.

Makro Fotoğraf Nasıl Çekilir?

Makro fotoğraf için kullanılan başlıca beş yöntemden bahsedeceğim:

1) Makro lens kullanmak:



Makro objektifler netleme mesafeleri düşük olan ve belli oranlarda büyütme kabiliyetine sahip lenslerdir. Bir lense gerçek manada "MAKRO" diyebilmemiz için bu lensin büyütme oranı 1:1 ve daha üzeri olmalıdır. Kullanım kolaylığı açısından büyük bir rahatlık sağlayacak ve en garantili yöntem olan "Makro Objektif" yönteminin dezavantajı ise fiyatlarının genel olarak yüksek oluşudur. Bir makro objektif bu işi hobi olarak yapan standart bir kullanıcı için gayet maliyetli olabilmektedir.

2) Objektifi ters bağlama yöntemi:
 Makro dünyasında amatör kullanıcıların sıklıkla başvurduğu ve maliyet açısından da bir sıkıntı yaşatmayan bu yöntemde piyasadan kolayca temin edebileceğiniz bir aparat yardımı ile lensinizi makinenize ters bağlayıp 1:1 ve üzeri büyütme sağlayabiliyorsunuz. Bu yöntem teoride kolay gibi gözükse de netleme halkasını kullanamayacağınızı ve diyaframı makine gövdesinden ayarlayamayacağınızı unutmayınız. Objektifi ters bağladığınız zaman (18-55 gibi bir lensi düşünürseniz) mm değerini azalttıkça büyütme oranınız artacak buna bağlı olarak da alan derinliği probleminiz oluşacaktır. Bir sineğin bir gözünün net diğerinin ise bulanık çıkması gibi problemler yaşayabileceksiniz.

3) Uzatma tüpü kullanmak:

Uzatma tüpleri lens ile gövde arasına takılan, lens ile makine arasındaki mesafeyi arttıran ve bu mesafe arttıkça büyütme oranının da artmasını sağlayan ekipmanlardır. Bu tüpler iki kategoride incelenirler:

a)Elektronik bağlantıya sahip tüpler:

Bu tüpler fiyat olarak pahalı olsa da elimizdeki lensi bir makro objektif gibi rahat rahat kullanmamızı sağlayan pratik çözümlerden biridir. Elektronik bağlantılı tüplerde makinemiz ile lensimizin arasına bir tüp girer; ama lensimiz ile makinemizin arasındaki elektronik bağlantı kesilmez. Bu yüzden biz de kolayca diyafram ve auto focus gibi özellikleri gövdemizden ayarlayabiliriz. Gerçi auto focus makro çekimlerde pek tavsiye edilmez; fakat diyaframı kullanabilmek gerçekten büyük bir kolaylık sağlar. Zira makro çekimde fotoğrafçının yaşadığı iki büyük sıkıntının birisi alan derinliğinin küçüklüğüne bağlı netlik sorunu, diğeri ise ışık ihtiyacının çok olmasıdır.

b) Elektronik bağlantıya sahip olmayan tüpler:

Bu tüplerin elektronik bağlantılı tüplerden farkı, lens ile makine arasında herhangi bir veri alışverişini sağlayacak elektronik bağlantıya sahip olmamalarıdır. Dolayısıyla bu tüpleri kullanırken diyafram ve auto focus (AF) yi makineden ayarlamamız mümkün değildir. Bu tüpler de ışık geçirmez ve içi boş tüpler olduklarından görüntü kalitesini etkilemezler; fakat ışık gereksinimi artar. Büyütme oranını artırdıkça objeye yakınlaşmanız gerekeceğinden belli bir yakınlıktan sonra lensiniz de gölde yapmaya başlayacak ve ek ışık kaynaklarına ihtiyaç duyacaksınız. Tüm bunlara rağmen, netlik halkasını kolayca kullanabileceğinizi ve düşük maliyetini düşündüğünüzde gerçekten güzel bir çözümdür.

Uzatma tüpü büyütme oranı= Tüp uzunluğu (mm) / Objektifin mm değeri.

4) Körük kullanımı:

Körükteki mantık uzatma tüpündeki mantığın aynısıdır. Buradaki temel fark körüğün uzunluğunun kolayca ayarlanabilmesidir.

5) Close-up filtre kullanmak:

Bu filtreler çeşitli çaplarda üretilen büyüteçlerdir. Objektifinizin filtre çapına uygun bir filtre alır objektifinize takar ve çekiminizi yapabilirsiniz. Hatta isterseniz bir kaç tane close-up filtreyi arka arkaya takabilirsiniz. Bu filtrelerin üzerlerindeki numara büyüdükçe büyütme oranları da artar. Ancak bu filtreleri kullanmak görüntü kalitesini düşürecektir.